HERSEY BURDA

HERSEYİ BULABİLDECEĞİN TEK ADRES
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» free slot machines win cash
Çarş. Ağus. 03, 2011 3:57 am tarafından Misafir

» watch naruto hentai watch naruto hentai free
Çarş. Ağus. 03, 2011 3:52 am tarafından Misafir

» major fish oil
Salı Ağus. 02, 2011 10:26 pm tarafından Misafir

» hentai about hentai academy
Salı Ağus. 02, 2011 10:10 am tarafından Misafir

» гинекология ответы
Ptsi Ağus. 01, 2011 9:18 am tarafından Misafir

» x-Hack hack you
Ptsi Ağus. 01, 2011 8:00 am tarafından Misafir

» When the first Whirlpool Duet album was released in December 2001
Ptsi Ağus. 01, 2011 3:05 am tarafından Misafir

» women at work hentai online women at work hentai stream
Ptsi Ağus. 01, 2011 2:56 am tarafından Misafir

» facebook likes xb
Paz Tem. 31, 2011 9:22 am tarafından Misafir

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
HABERLER
Fikri Türkel köşe yazıları

Paylaş | 
 

 Hip hop

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 3361
KULLANICI PUANLARI : 9918
Kayıt tarihi : 16/05/10

MesajKonu: Hip hop   Çarş. Haz. 16, 2010 2:27 pm

Hip hop
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Hip hop, Afrika ve Latin Amerika kökenli ABD'li gençler arasında yaygın bir yaşam biçimi, alt kültür ve popüler kültür.
DJ Kool Herc, Grandmaster Flash & the Furious Five, ve Afrika Bambaattaa'nın çalışmalarıyla başladığı söylenir.[kaynak belirtilmeli]
Kavram genellikle bu yaşam biçiminin aynı adla anılan müzik tarzını akla getirir. 70'li yılların sonlarında ABD - New York'un Bronx ve Brooklyn semtlerinde doğmuştur.
Bazılarınca, gençliği depolitize etmek amacıyla özellikle yaratıldığı ve desteklendiği ileri sürülür. Gelir, eğitim ve kültür seviyelerin düşük olduğu Brooklyn ve Bronx gibi semtlerde doğması bu toplum sınıfının sisteme karşı tepkisi olarak da algılanabilir.
Amerikan kültürüne has bu akım, dünyanın diğer bölgelerinde de gençler arasında ilgi çekmektedir. Hip hop yaşam tarzının temelinde para, mücevher, araba ve giysiler gibi gösterişli zenginlik ve statü sembollerine odaklanır.
Hip hop kültürün başlıca dört unsuru, MC (Master of Ceremonies) (Rap), DJ (Disc jockey), Breakdance, Graffiti (Aerosol Art)'dır.
Hip Hop müziğin altyapısı, genellikle elektronik aletler veya bilgisayarlar yardımı ile yaratılan; davul, bas ve sentezleyici döngülerinden oluşur. Beat adı verilen altyapı, hızlı ve konuşma tarzında vokal ile birleştiğinde Hip Hop müzik ortaya çıkar. Hip Hop çoklukla armoni kaygısı taşımaz, önemli olan ritim ve uyaktır. (İng: rhyme).
Hip Hop dansı, Brezilya kökenli savunma sanatı 'Capoeira'(Kapoeyra)dan esinlenilerek ortaya çıkarılmış olan bir dans türüdür.
HİPHOP'IN DOĞUŞU''''Kalın yazı'
Bir sosyal kimlik olarak hiphop karşımıza ilk olarak 70'lerin sonunda çıkar. Kelime anlamı olarak kalça atmak - kalça sektirmek gibi basit bir anlamı olsa da hiphop'ın doğduğu topraklar olan Amerika'yı aşıp bütün dünyaya yayılmasının nedeni isminden ziyade yaşama karşı takındığı tavırdır. Hiphop'ın takındığı bu tavır kabaca kendine özgü bir dansı, bir dili, kıyafetleri ve vahşi bir grafiti tarzını kapsar. Yüzlerce yıldır Amerika'da eşit olmayan şartlarda, kendi yurtdaşlarından çok da farklı olmayan koşullarda yaşayan siyahların bu dönemde elde ettiği belli haklar gerçek yaşamda yine pek bir anlam ifade etmiyordu. Siyahlar halen ekonomik ve sosyal olarak ezilmeye, siyasal ve toplumsal yaşamın dışında tutulmaya devam ediliyordu. Özellikle Reagan döneminde bütün dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılar Amerika'da beyaz alt-orta sınıfa göre çok daha fazla gettolarda yaşayan siyah halkı etkiledi. sahte ekonomi olarak da adlandırılan dönemin şartlarında para parayı getiriyor, işçi emeğinin hiçbir getirisi olmuyordu. İşte tam bu sıralarda hiphop kültürünün taşıyıcı unsurları bir kurtuluş reçetesi gibi siyah getto insanları tarafından yaratılmaya başlandı. Grafiti, break dans, dj'lik ve rap çok kısa bir zaman dilimi içersinde bütün Amerika'da toplumsal muhalefet aracı olarak gelişti ve böylece siyahlar, yarattıkları bu yeni müzik ve kültür aracılığıyla günlük yaşamda karşılaştıkları çelişki ve sorunları birinci elden anlatabilme imkanı buldular.
Basit bir benzetmeyle reggae'nin 1970lerde Jamaika'da ıstırap çekenler için yaptığının aynısını on yıl sonra hiphop ve rap Amerika'daki yoksul siyahlar için yapmıştır. Önde gelen bir hiphop Dj olan Bambaata'nın sözleriyle hiphop "hayatta kalmayla, parayla ve insanlarımızın ilerlemelerini sürdürmeleriyle ilgilidir." bu insanların yeniden farkedilmelerini sağlayan hiphop, ayrı tutulan bir toplumun gurur ve kimliklerinin güçlenmesine yardımcı olmuştur. Reggae gibi bu müzik de daha sonraları uluslararası bir dinleyicisine ulaşmıştır. Bu müzik türünün gelişmesine katkıda bulunan Wild Style ve Beat Street gibi iki önemli film bu dönem içersinde çekilmiştir.
Hiphop kültürü içinde en büyük unsur olarak karşımıza çıkan rap, çete savaşlarına, ırkçı, dinci, ekonomik ve tüm sosyal ayrımlara karşı ilk olarak Afrika Bambataa'nın 1974 yılında kurduğu Zulu Nation, NWA, Puplic Enemy gibi grupların öncülüğünde bize kendini gösterir. Amerikan hiphop'ının yol ayrımı olarak bilinen east-west ( Newyork-Los Angeles) ayrımı temelde iyi-kötü ayrımı olmaktan çok iki ayrı kentte yükselen dev müzik firmalarının ve bunların bünyesinde bir araya gelen rapper ve rap grupları ticari çıkar kavgalarına işaret eder. Zamanla Kararları büyük sermayelerin almaya başlamasıyla birlikte rap ilk doğuşundaki protest ruhtan uzaklaştığını görmeye başlarız.
Hiphop kültürünün ve rap şarkı formunun doğuşunu daha detaylı olarak ele alırsak, bu müzik biçeminin tohumlarının on yıllardır siyahların ve hispaniklerin gettosu olan New York'taki Güney Bronx'ta atıldığını söyleyebiliriz. 1930'da bölgede yaşayanların yaklaşık dörtte birini Batı Hint adalarından gelen göçmenler oluşturuyordu. Günümüzde Bronx'da yaşayan ve İspanyolca konuşanların çoğu ise ya Porto Riko ve Küba gibi Karayip adalarından gelmişlerdir ya da Karayipli kölelerin çocuklarıdırlar. 1960'ların sonlarında Bronx New York City'nin en yoksul ve en korkutucu mahallesi olarak anılmaya başlanmıştır.
1967 yılında Kool Herc adında bir dj Jamaika'dan ABD ye göç ederek ve Batı Bronx'ta yaşamaya başlamıştır. Herc Jamaika'daki müzik camiasına ve endüstrisine hakim biri olarak ev partilerinde ve çeşitli toplantılarda Djlik yapar ancak farkettiği yeni detay New Yorklu siyahların reggae eşliğinde dans edemediğidir. Bunun üzerine kalabalıklara cazip gelebileceğini düşündüğü Latin esintili funk ritimleri eşliğinde talk over biçimli şarkılar çalmaya başlar. Müziğinde sokak argosunu bolca kullanan Herc, topluluğa seslenen ve müziğine dikkat çeken sözleri şarkı formuna ekler. Konuşmasının amacı insanların dans etmeyi sürdürmesini sağlamak ve canlı performansların verdiği heyecanın aynısını yaşatmaktır. Yavaş yavaş Herc bu tarzıyla popülerleşme başlar ve parçanın kendisini çalmaktan çok sadece enstrumantel bölümlerini kesip almak amacıyla plaklar satın almaya başlar. Aradığı lead gitar ya da bas rifi veya davul örgüsü sadece on beş saniye sürmektedir. Bütün parçayı sonuna kadar çalmak yerine, bir yandan mikrofonla konuşurken bir yandan da bir pikaptan diğerine geçişler yaparak aynı bölümü defalarca çalar. Bu aynı plağın birden fazla kopyasını satın alması ve dolayısıyla da Herc'in çok hassas bir zamanlamaya sahip olması gerektiği anlamına gelmektedir. Böylece, aynı plağın kopyaları arasında tam zamanında geçişler yapabilmek için djlerin çalacakları plakları belirlemekte kulandıkları kulaklıklardan edinir.
Herc, çeşitli şarkıların davul örgülerini kendi tarzı için uygun bularak farklı uyarlamalar yapmaya başlar ve yarattığı bu yeni çalışma biçimi dönemin bir çok dj'ine örnek olur. Theodor adlı bir dj stratch denilen bir teknik geliştirir. Bu teknik iğne oluğu üzerindeki plağın çok hızlı hareketlerle öne ve arkaya kaydırılmasıyla müzikte bir kasılma hissi verme işlemine dayanıyordu. Bir plak bu şekilde kullanıldığında bir perküsyon enstrumanına dönüşebiliyor ve müzikte temponun iyice ön plana çıkmasına katkı getiriyordu. Grandmaster Flash ( Joseph Saddler) hiphop tarzının yaratılmasına önayak olmuş bir başka Bronx’lu dj olmuştur. Anne ve babası Barbadoslu olan Flash’ın Karayip ve siyah Amerikan müziklerine aşinalığı ve büyük bir ilgisi bulunmaktadır. Flash’ın bu kültüre katkısı iki ilgi alanını birleştirmekle başlamıştır, ses teknolojisi ve hard funkı harmanlayarak kendi sistemini yaratan Flash caddelerde, çevredeki parklarda, yakın bir sokak lambasından elektrik ihtiyacını karşılayarak müziğini insanlara dinletmeye başlar ve zamanla punch phasingde gerçek bir uzman haline gelir. Bu teknik diğer pikaptaki plak çalmaya devam ederken dj’in pikaplardan birindeki plağı aniden belli bir yerinde durdurmasını ifade eder. Hiphop’ta punch bir cümle’deki noktalama işaretiyle aynı işlevi görmektedir. Bir virgül veya noktanın yazılı metne şekil vermesi gibi, plaktaki seslerin akışına şekil vermesine yardım ederek punch dans eden kalabalık için tempoyu ve ritmi vurgulamak üzere kullanılmaktadır. Flash aynı zamanda elektronik müzik davul vuruşlarını üreten bir makina olan beat box ile çalışan ilk hip hop Djlerinden biri olup o sıralarda başını Melle Mel’in çektiği MC ekibiyle birlikte GrandMaster Flash ve Furious Five alameti fabrikaları haline gelen sert bir rap tarzı geliştirmişlerdir.
Bu ilk günlerin bir diğer önemli siması da Afrika Bambaata’dır. O sıralarda Bronx’taki River Community Center’da bir ses sistemi işleten Bambaata günümüzde hip hopın ordinaryusu olarak saygı görür. Bob Marley’in reggae alanında yaptığı gibi, Bambaata da rap müziği ile kültürününü sözcüsü ve büyükelçisi rolünde düşünülür. Afrika Bambaata ünlü bir XIX. yüzyıl Zulu şefinin adıdır ve şefkatli lider anlamına gelmektedir. Bambaata bu rolü çok ciddiye alır ve 1975te funk tutkunu sokak çocukları için daha sonraları Zulu kavmi olarak tanınacak olan bir örgüt kurar. Bambaata 1970lerin başında New York’un en güçlü çetelerinden biri olan Black Spades’in üyesidir ancak şiddet ve uyuşturucunun çeteleri nasıl yok etiğiini bizzat kendi görür ve bu duruma karşı gelecek zamanlarda şarkıları ve duruşuyla tepki gösterir.
Bunların yanı sıra Bambaata militan bir siyah tarikatı olan Siyah Müslümanlar aracılığıyla ırk ve kültür politikalarıyla ilgilenmeye başlamıştır. Siyah Müslümanlar 1960‘lar boyunca Cassius Clay, Büyük boks şampiyanu Muhammed Ali gibi pek çok kişinin inancını değiştirip müslümanlığa geçmesini sağlayıp Batı dünyasında siyahların yaşadığı gettolarda yeni bir özgüven havasının oluşmasına katkılar sağlamıştır. Bob Marley’in Rude Boy döneminde Rastafaryan temaları olan kökler ve kültür aracılığıyla reggae müziğini nasıl yönlendirdiyse, hemen hemen aynı sıralarda Bambaata da çetelerle yatıp kalkan siyah sokak çocuklarına kolektir dayanışma ve daha yapıcı davranışlar geliştirmeleri doğrultusunda rehberlik etmeye çalışmıştır.

GENEL HATLARIYLA RAP MÜZİĞİ VE GELİŞİMİ
Hiphop kültürünün merkezinde kasetçalarlar ve ham haldeki plaklar bulunmaktadır. Geçmişte radyo sadece kasete çekilecek ses ve müziklerin kaynağı olması açısından önemliydi, Break Dansçılar siyah radyo istasyonlarını disko ile bağdaştırmışlardır. Disko 1970‘lerin ortalarından sonlarına kadar resmi siyah müziği olarak görülür. Hiphopçılar radyodan müziği alarak ve kesip yapıştırarak karıştırmışlar, sonra da bunları bileşenlerine ayırarak kasetler üzerinde remixlerini kaydetmişlerdir. Hiphop’ın kalbi kasetçalar, davul makinesi, walkman ve büyük bir taşınabilir getto blasterdır. Bu aletler sayesinde bu müziğin tutkunları yaratılarını sokaklara, boş arsalara ve parklara taşıyabilmişlerdir.
Tüm bunlardan Break Dansçıların siyah radyo istasyonlarında çalan James Brown, Chic ya da Hamilton Bohannon gibi sanatçıları dinlemedikleri sonucu çıkmamalı, aksine bu insanların çaldıkları funk hiphop kültürünün önemli etmenlerinden kabul edilir. Dinledikleri Funk şarkıların ritimlerini alıp kendilerince yorumlayan break dansçılar, kendi sokaklarında, caddelerinde yetişmiş fakat kültürleriyle bağları çok zayıflamış bu yıldız isimlerle aralarında bir bağ kurduklarına inanıyorlardı.
Belki bu çalışmaların bir getirisi olarak Funk biçiminin en önemli isimlerinden biri olarak bilinen James Brown 1984 yılında hiphop kültürüyle yolunu birleştirme kararı almıştır. Aynı yıl Unity adlı bir barış çağırısı niteliğinde olan ve altı bölümden oluşan bir rap kaydı için Bambaata ile güçlerini birleştirir. Brown yıllar önce 1970‘te yayımladığı eski tarz bir rap albümü olan Get Up, Get Into Involved’da hip hop seçeceğine ilişkin ipuçlarını çok önceden zaten sunmuştur. 1979‘da nihayet ilk rap plağı olan King Tim 111, Brooklynli bir grup olan Fatback tarafından çıkarılmasıyla hiphop kültürü ve müziği radyolardan ve pikaplardan dünyaya yayılmaya başladı. Bu plağı Sugar Hill Gang’in Rapper’s Delight’ı takip etti. Bronx tarzına daha yakın olan ikinci plak Amerikan listelerinde kısa zamanda ilk kırkta yüksek yerlere gelirken bir hit olarak adından uzunca söz ettirdi. Bu gelişmeleri bütün hızıyla bir çok hiphop müzisyeninin plakları takip etmiştir.
Rap’in ilk örneklerine baktığımızda yine 1980lerin başlarında Grandmaster Flash ve The Furious Five’ın çıkardığını ve klasikleşen iki tane rap hitini görürürüz; “Adventures of Grandmaster Flash and The Furious Five On the Weels Of Steel” ve “The message” Ancak bu hit rap parçalarını gelecekteki örnekleri ile kıyasladığımızda yapılmış kayıtların zayıflığı, müziğin ve tonların hamlığı ve karmaşıklığı dikkatimizi çeker. Müzik yapısı gelişen örneklerine karşın bir punk parçasını daha fazla andırmaktadır. Şarkı farklı tınıların tuhaf bir karışımıdır, Queen’in 80 yılında çıkardığı Another One Bites The Dust adlı hitinden alınan bir bas örgüsü
Chic’in 79 tarihli disko hiti Good Times’dan alınma bir rif ile miks edilmiştir. Daha sonra bunlar sayıları dördü ya da beşi bulan başka rap plaklarından alınma kısa bölümlerle karıştırılmış ve nihayet plağın sonuna doğru bir adam ve küçük çocuk, daha alışkın olduğumuz rap şarkı yapısına benzer şekilde bir masaldan alıntılar okurlar. Bunlar birbiriyle mikslenmiştir. Plak pek çok duraklama ve sessizlikle doludur. Ancak takılıp duran bir ritim tüm bu malzemeyi bir arada tutmaktadır ve parça bütünlüğünü kusursuzca korumaktadır. Bu kaydıyla Flash hiphop müsabakalarındaki rakiplerine meydan okumuştur.
Grandmaster Flash ikinci klasik rap singleı olan The Message’da aynı tavrı korur, sadece bu sefer haşinlik rapin bizzat kendisine geçmiştir. Ritim önceki plağa kıyasla çok daha yavaş, daha karamsar ve düzenlidir. Tempo çarptıkça bir synthesizer da tempo ile aynı zamanlamayı izleyerek ölçüler arasında yavaşça yukarı aşağı
doğru gelip gider. Kaydın başında bu kulağa oldukça hoş gelir. Azaltılan perküsyon bir rahatlama hissi sağlamıştır. Ayrıca oldukça neşeli bir havaya sahiptir. Ama bu böyle sürüp gider ve tempo bir köşeye sıkıştırma betimlemesine dönüşür. Bronx’taki şartları çok ağır olan yaşam adeta müzikte duyumsanabilir durumdadır. Kopuk kopuk metni, ritmik ve ezgisel yapısıyla dinleyici üzerinde bir atmosfer yaratır.
Afrika Bambaata da bir çok detayı müziğinde karıştırmayı sever. Video oyunlarının ses efektlerini, Munsters televizyon dizisinin jenerik müziğni, Beethoven’in 5. senfonisi, Magic Orkestra’dan Kalipso’ya ve Kraftwerk’e kadar her şeyden bir şeyler kesip müziğine eklemiştir.
Daha farklı bir amaç doğrultusunda 1960‘ların siyah liderlerinin sözleri rap ve soul’da yeniden dolaşıma sokulmuştur. İnsan hakları hareketinin lideri Martin Luther King ile Siyah Müslümanların sözcüsü Malcolm X’in konuşmaları da bu yolla hayata geri döndürülmüştür. Rap’in vokal yapısı anlatıma ve her türlü görüşün, anlayışın dinleyice rahatça aktarılması özgürlüğünü beraberinde getirmiştir. Bu anlayışla yapılan farklı çalışmalardan biri de yine Bambaata’nın beyazların punk ve new wave müziğinden ilham alarak yarattığı yeni müziğiyle, safkan siyah funk ritmini Beatles, Monkees ve Rolling Stones gibi isimlerin müziklerinden aldığı parçaları Pembe Panter müziğiyle birleştirdi. Amacı belli başlı önyargıları bozmak ve insanları biraz daha fazla dansa yönlendirmekti.
Rap müzisyenlerinin savunduğu bir başka görüş de; telif haklarının bir önemi olmadığını düşünebilerek, insanların istedikleri parçayı istediğiyle miksleyip dansa ve yaratmak istedikleri mesajı yaratabilme özgürlüklerinin bulunması gerektiğiydi.
Bütün bunların yanı sıra rapin hangi oluşumlar ilişkilendiğini ve geliştiğini daha detaylı yinelemek gerekirse, bu konuda yoğun çalışmalar yapmış olan David Toop’dan bir alıntı bize epey yol gösterebilir.
“Rap’in kökenleri disko, sokak funk’ı, radyo djleri, Bo Diddley, Bebop şarkıcıları, Cab Calloway, Pigmeat Markham, step dansçıları ve komedyenler, Last Poets, Gil Scott - Heron, Muhammed Ali, acapella ve doowop grupları, halka oyunları, ip atlarken söylenen tekerlemeler, hapishane ve askerlik şarkıları, toastlar, signifylar ve dozenlar, Nijerya ve Gambia’daki Griotlar’a kadar uzanır”
Günümüz Hiphop’ında Bazı Alt Türler
West Coast Hiphop: Amerika Birleşik Devletleri’nin batı bölgesinde oluşmuş, hiphop müziğin bir alt türüdür, Kaliforniya’da temelleri atılmıştır. Gangsta Rap ve G-funk ağırlıklıdır. hayat kadınları, para, silah, uyuşturucu kullanımı gibi konulardan bahseder ve yaşam standartlarının zorluklarını konu alır.
Battle Rap: İsim vererek ya da üstü kapalı biri ya da birileri sözlerde iğnelenir. İsim verildiği an Diss olarak adlandırılır. alt yapılar genellikle sert olur. Underground gelişen rap oluşumlarının genel olarak kullandığı sitildir. ülkemizde en fazla rastladığımız rap üslubudur.
Crunk : Crazy ve Drunk kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. İçmek, eğlenmek, dans etmek gibi sözlerden şarkı yapısını oluşturur. Doğum yeri Atlanta olan türün en bilinen isimleri Pitbull, Ciara, Mystikal, Unk, White Dawg, Lil Scrappy dir.
Dirt South Rap: ABD’nin güney yakasında ortaya çıkmış bir türdür. Ludacris, Usher, T-Pain türün önde gelen isimleridir, genellikle parti tarzında hareketli parçalar yaparlar.
Diss: rap müziğinde rapper’ların birbirlerini yermek için yazıp besteledikleri türdür. genellikle küfür içeriklidir. Rap argosunda diss söylemek, diss atmak, disslemek gibi isimlerle ifade edilir. Diss atıldığında karşı taraf ona cevap veriyorsa buna dissleşme veya dişleşme denir.
Freestyle Rap: sözleri önceden yazılmamış veya çok azı yazılmış, doğaçlama üzerine kurulmuş türdür. rap kavgalarında rapçilerin yeteneklerini sergileyebilmek için kullandıkları rap çeşididir.
Punchline: sözleri çok ağır genellikle kişiye karşı yöneltilen diss’ler sonunda söylenen rap biçimidir. küfürlü ve oldukça sert biçimiyle bilinir.
BREAK DANS
Bu dönemde hiphop etrafında yeni bir tarz kendini göstermiştir. Bir ordu dolusu Break Dansçı (bunlara B-boys ve B-girls de deniliyordu) insan vücudunun sınırlarını zorlayan akrobatik dans hareketlerini geliştirmişlerdir. İlk olarak Floor Lock yayılır. Bu figürde dansçılar tek ellerinin üzerinde dururken vücutlarını havada döndürüp bacaklarıyla tekmeler atarlar. Ardından Handglide ya da Flow (bir dirsek üzerinde dengede dururken dönmek) gibi figürler ortaya çıkmıştır. Backspin, headspin, windmill ve lofting(havada dalış yapıp ellerin üzerine inmek) geliştirilir. Suicide( eller yandayken ileri doğru düşüp sırt üstü dümdüz yere inmek) ise kalabalığa figürün bittiğini anlatmak üzere belli bir pozda donup kalmayı gerektiriyordu. Daha sonra bir dizi figürden oluşan ve kimi zaman electric boogie adı verilen başka bir dizi dans figürü doğdu. Bu figürler Tick Mannequin ya da Robot, King tut, Wave, pop,float ve moonwalk yürüyüşüydü. Bütün bunlar dansçının çok disiplinli bir şekilde müziğin zamanlamasını yakalayan ani ve hızlı kas hareketleri sergilemesini gerektiriyordu. Lock it de, gülmenin dans ve mimin karışımından oluşan bir uyarlaması olmuştur. Daha sonraları ortaya çıkan bir başka dans türü de hareketleri kabaca kung fu hareketlerine dayanan bir tür kavga dansı gibi düşünebileceğimiz uprock’tır. 1982lere gelindiğin de ise serbest stil’de dansı görmeye başlamışızdır. Adından da anlaşılacağı gibi bu stil B-boylara ve B-girllere dans esnasında diledikleri gibi doğaçlama yapma imkanı tanımıştır. Rakip dans gruplarıyla girişilen düellolar kültürün önemli bir parçasını oluşturmaya başlarken, girişilen yarışın önemli yanı dans biçiminde yaratılan farklılıklarla ön plana çıkabilme mücadelesidir.
Dansa verilen bu önem beraberinde kıyafetlere ve giyim biçimine verilen önemi de önemli şekilde etkilemiştir. B-dansçılarının giydikleri kıyafetlerin rahat ve yıkanabilir olmalarına dikkat ederek günlük yaşam kıyafetlerinin, spor kıyafetlerine benzerlik göstermesini sağlayarak, belli bir giyimi tarzlarında kalıplaştırdılar. İlk B-tarzı giyim, kapşonlu anorak ve kazaklar, düşük belli kotlar, tenis ayakkabıları ve siperliği iyice öne yatırılan denizci keplerinden oluşuyordu. Ancak sonraları tarz değişiklikler geçirmiş bacağa yapışan kotlar, deri yelekler, havacıların giydiği deri ceketler, kazaklar ve işçi tulumları yaygınlaşmış, kepler ters ve iyice enseye yatırılmış olarak giyilmeye başlanmıştır.
Bunların yanı sıra Break Dansın doğuşuna dair çeşitli öyküler bulunmaktadır. Afrika Bambaata’nın Newyork sokak kavgalarına son vermek ve gençler arasında çıkan sorunlara barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla break dansı ortaya çıkardığını söyleyenlere karşılık, Los Angeles’dan Sugarpop’un bu dansı ortaya ilk kez çıkardığını söyleyenlerde bulunmaktadır. Ortaya çıkış şekli nasıl olursa olsun, break dansının en büyük özelliğinin fiziğe, çevikliğe ve akrobasiye dayanan bir sokak dansı olarak, rakiplerinin aynı anda karşı karşıya gelerek tüm hünerlerini kapışma yoluyla ortaya koyarak çıkabilecek kavgalara son vermesi olduğunu söyleyebiliriz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dessas.yetkinforum.com
 
Hip hop
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HERSEY BURDA :: MÜZİK TÜRLERİ :: HİB HAP-
Buraya geçin: