HERSEY BURDA
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

HERSEY BURDA

HERSEYİ BULABİLDECEĞİN TEK ADRES
 
AnasayfaLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» free slot machines win cash
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimeÇarş. Ağus. 03, 2011 3:57 am tarafından Misafir

» watch naruto hentai watch naruto hentai free
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimeÇarş. Ağus. 03, 2011 3:52 am tarafından Misafir

» major fish oil
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimeSalı Ağus. 02, 2011 10:26 pm tarafından Misafir

» hentai about hentai academy
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimeSalı Ağus. 02, 2011 10:10 am tarafından Misafir

» гинекология ответы
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimePtsi Ağus. 01, 2011 9:18 am tarafından Misafir

» x-Hack hack you
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimePtsi Ağus. 01, 2011 8:00 am tarafından Misafir

» When the first Whirlpool Duet album was released in December 2001
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimePtsi Ağus. 01, 2011 3:05 am tarafından Misafir

» women at work hentai online women at work hentai stream
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimePtsi Ağus. 01, 2011 2:56 am tarafından Misafir

» facebook likes xb
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimePaz Tem. 31, 2011 9:22 am tarafından Misafir

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
HABERLER
Fikri Türkel köşe yazıları

 

 26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin



Mesaj Sayısı : 3361
KULLANICI PUANLARI : 9918
Kayıt tarihi : 16/05/10

26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Empty
MesajKonu: 26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu   26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu Icon_minitimePerş. Tem. 29, 2010 7:38 pm

26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu
Yazan Social News Turkey, Tarih: 18/01/2010, Kategori: GÜNDEM, RÖPORTAJ. Yorumlara abone ol: RSS 2.0.

Emre Sokullu, Türkiye’de teknolojiyle ilgililenen hemen herkesin yakından tanıdığı bir isim. Daha yolun başındayken, Linux tabanlı Turkix işletim sisteminin temellerini atmış, ardından Amerika’da kurduğu GROU.PS’la 26 yaşında küresel alanda başarıyı yakalamış bir isim. Emre Sokullu, yakın bir zaman önce merkezi San Francisco’da olan GROU.PS’un İstanbul ofisini açtı ve projesini buradan yönetmeye başladı. Social News Turkey, GROU.PS CEO’su Emre Sokullu’yla kariyerinin basamaklarını, bugüne kadar gelinen süreci ve gelecek planlarını konuştu.
GROU.PS’la küresel bir başarı yakaladınız. Buna geçmeden önce, biraz geçmişe dönelim istiyoruz. Turkix gibi projeleriniz vardı daha önce. Emre Sokullu’nun kariyeri hangi basamaklardan geçti?
Programlamaya olan ilgim ilk Galatasaray Lisesi sıralarında başladı. ÖSS sebebiyle yeterince zaman ayıramadığım bu konulara asıl girişim ise Boğaziçi Üniversitesi’nde geçirdiğim yıllarında gerçekleşti.
İlk ciddi projem Dilmaca isimli bir makine çevirisi projesiydi. Makine çevirisi bilimsel literatürde %100 başarının imkansız olduğu kabullenilmiş bir alandır. Yine de, şu ana kadar yapılmış en iyi İngilizce – Türkçe makine çevirisi projesini o dönemde yapmaya başarmıştık. Google Translate’in Türkçede ne kadar kötü sonuçlar verdiğini herkes bilir. Bunun sebebi %100 istatistiksel metotlara dayanıyor olması. Bizimki mekanikti ve çok daha başarılıydı. Yine de bu beni tatmin etmemişti.
Tam mekanik ve istatistiksel yöntemleri karıştırıp projeye yeniden yön vereyim diyordum ki, birkaç gece içinde Linux bilgimi pekiştirmek için geliştirdiğim Turkix Turki Linux dağıtımı projesinin Distrowatch’da yayınlanmasının ardından bir gece evde kurmuş olduğum Linux sunucumu patlattığını gördüm. Proje bir anda Türkiye’de de geniş yankı uyandırınca zaten uzun soluklu olacağı aşikar olan Dilmaca’ya ara vererek Turkix’i daha da geliştirmeye ve ilk Windows arabirimli Linux dağıtımını yaratmaya karar verdim. Yoğun çalışmalar sonuç verdi ve 3 aylık bir çalışmanın ardından çıkan yeni Turkix, İngilizce dili, Windows benzeri arabirimi ve Windows dosya sistemi yapısıyla bu sefer Slashdot gibi yayın kuruluşlarının da ilgisini çekti; Turkix’e olan ilgi yurt dışında da artıyordu.
Bu dönemde bir Türk şirketi bana yaklaştı ve Turkix’i ticarileştirme niyetini bana iletti. Bunu kabul ettim ve o şirketle beraber çok başarılı işlere imza attık; hem de ileride ABD yolunu atmama yardımcı olacak finansal kazanımlara erişmiş oldum.
ABD’ye gidişim ise Dilmaca ile alakalı. Dilmaca’daki istatistiksel yöntemlerle ilgili iletişimde bulunduğum Princeton Üniversitesi’nden yazın beraber çalışma için kabul alınca oranın yolunu tuttum. Oradayken boş durmadım ve 2 tane patent başvurusunda bulundum. Çalışmaların ardından da Silikon Vadisi’ne merakımdan bir gezide bulundum. O sıralarda işletim sistemlerinin geleceğinin olmadığının, ileride bugün Google’ın geliştirdiği ChromeOS gibi sistemlere geçeceğimizi düşünmeye başlamıştım; o yüzden Turkix’ten de soğumaya başlamıştım. Ayrıca Türkiye’de Pardus gibi devlet destekli bir proje varken Turkix’e ne gerek var diye düşünüyordum. GROU.PS fikri de tam o sıralarda doğdu, nitekim ilk kodlamaya Silikon Vadisi’nin göbeği, Palo Alto’da başladım.
Sonra Türkiye’ye döndüm ama çok kalmadım. Şirketimden ayrıldım. O sırada GROU.PS’un ilk sürümünü yayımladım ve proje Digg gibi yurt dışı magazinlerde büyük ilgi görmeye başladı. Hatta birkaç lider yatırım şirketi bizle kendiliğinden iletişime geçti – ne var ki Türkiye’de olmam vazgeçmelerine sebep oluyordu. Bu sebeple Türkiye’den bir melek yatırımcının da yardımıyla GROU.PS’a finansman arama amaçlı Silikon Vadisi’nin yolunu tuttum, şirketi orada kuracaktım. Ancak bu sefer de vize problem olunca, bir yandan dünyanın en çok okunan 20 bloğundan ReadWriteWeb’de yazmaya başladım ve ABD’deki diğer fırsatlara göz atmaya başladım. 6 ay sonra tam Türkiye’ye geri dönüş yaptım ki, Hakia’dan, Dilmaca’daki çalışmalarım ve ReadWriteWeb’deki yazılarımdan kaynaklanan bir iş teklifi aldım.
Hakia’da başarılı bir çalışma dönemi geçirdik; o dönemde Hakia “buzz”in tepesine oturdu, birçok blog ve ABD basını Hakia’ya yer verdi, trafiğimiz inanılmaz arttı. GROU.PS’u geliştirmesi için yarı zamanlı çalışan bir geliştirici kiraladım, ben de iş anlamında hala projeyle ilgileniyordum.
Ancak 1 yıl sonra GROU.PS’a Golden Horn Ventures ilgisi gelince, GROU.PS’a kaldığım yerden tam zamanlı devam ettim.
Günümüze gelirsek, San Francisco merkezli GROU.PS şirketiyle, sosyal gruplaşma sağlayıcısı olarak faaliyet gösteriyorsunuz. Öncelikle, GROU.PS nasıl ortaya çıktı?
Turkix’deyken içerik yönetim sistemi olarak PHP Nuke, forum olarak PHPBB, wiki olarak PHPWiki, blog yazılımı olarak PlanetPlanet kullanıyorduk. Bu özelliklerin hepsini ve daha fazlasını bir arada tekil bir görünüm ve tekil bir kullanıcı veritabanı ile sunan bir yazılıma ihtiyacımız olduğunu gördüm.
Aynı zamanda bu del.icio.us, Flickr gibi insanların halihazırda kullandığı sosyal ağlarla da entegre olmalı ve web 2.0’in nimetlerinden faydalanmalıydı.
Sistemin internet bulutundan hizmet veriyor olması, insanların hiçbir şey yüklememesi ve hiç bir güncelleme ile zaman kaybetmemesi de diğer gereklilikler arasındaydı.
Tüm bunlar beni GROU.PS’u üretmeye itti. Yani kendi ihtiyaçlarım.
Keza Galatasaray Lisesi mezunları olarak kullandığımız Yahoo Groups temelli e-posta listesinin ihtiyaçlarımızı karşılamadığını görmek ve kullanım zorluğu, bu alanda bir şeyler yapmamız gerektiğinin diğer en büyük işaretçisiydi. Frappr kullanarak nerede olduğumuzu görüntüleyebiliyorduk ama böyle onlarca farklı araç kullanmak ve kullanıcıları farklı platformlara taşımak mantıklı olamazdı.
GROU.PS, temel olarak hangi amaca hizmet ediyor? Kullanan kişi ya da kurumlardan örnekler verir misiniz? Kimler, hangi amaçla kullanıyor?
GROU.PS bugün 2 milyon üyesi olan, ayda 3 milyona yakın insanın ziyaret ettiği, trafiğinin yüzde 17”lik en büyük kısmının ABD’den geldiği (sadece yüzde 4’ü Türkiye maalesef) bir site konumunda. Ortalama kişi başı 15 dakikanın geçirildiği sitemizde kendi ağını kurmak isteyenler arasında dünyanın dört bir köşesinden sayısı 70.000′e yaklaşan bireylerin dışında Dünya Sağlık Örgütü ve yıllık gelirleri 100 milyon doların üzerindeki Wyse gibi şirketler de mevcut
Sitemiz üzerinde online oyun topluluklarından, öğretmen öğrenci topluluklarına, ufak işletme sitelerinden etkinlik sitelerine, proje yönetim sitelerinden forumlara ve wikilere türlü türlü sosyal ağlar mevcut.
Şu anda GROU.PS’un kaç üyesi var ve bu üyelerin ülkelere göre dağılımı nedir? Ayrıca hangi dillerde hizmet veriyorsunuz?
Siteye kayıtlı iki milyonu aşkın üye bulunuyor. 70.000 gruba ulaşan sitenin kullanıcı trafiğinin yüzde 17’i ABD, bunu Çin takip ediyor. GROU.PS, halihazırda aylık %10’luk çok yüksek bir büyüme hızına sahip. GROU.PS’un kısa zaman içinde şimdikinden de yoğun bir trafiğe ulaşacağı görüyoruz.
GROU.PS halihazırda Türkçe, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Almanca, Yunanca, İbranice, Japonca ve Çince dillerini desteklemekte. Grup sahipleri sistemi kendi dillerine de çevirebiliyor.
2009′da İstanbul’da ofis açtığınızı biliyoruz. İstanbul’da operasyonel olarak neler yapmayı planlıyorsunuz?
Aslında operasyonel olarak ağırlık Türkiye’de oluyor. Tüm geliştirme burada yapılıyor. Aynı zamanda kullanıcı destek hattı da burada. 15 kişilik bir ekibimiz oluşmuş vaziyette.
Bundan sonrası için, GROU.PS’ta hedefleriniz neler? Gelecekte bizi neler bekliyor?
Biz GROU.PS’u çok kapsamlı bir platform yapmak konusunda kararlıyız. O yüzden yaptığımız şeyi bazen sosyal bir işletim sistemi ya da sosyal bulut olarak da tanımlayabiliyoruz. 2010 Haziran’ına kadar, ekleyeceğimiz özelliklerle, geliştiricilerin kendi modüllerini GROU.PS platformu içine gömmelerine izin verecek bir sistem hazırlayacağız. Her zaman son derece esnek ve genişletilebilir olacağız. Ziyaretçi sayımızın da bu mevcut ivmeyle aynı tarihe kadar bugünkünün 4 katına çıkmış olmasını beklemekteyiz.
İnternet okyanusunda sadece tüketici değil, aynı zamanda içerik üreticisi olarak yer almak, aslında herkesin yapabileceği ve kendisi için bireysel anlamda geri dönüşümü fazlasıyla olumlu olabilecek bir seçimdir.
Bizim hedefimiz bu işin profesyonelleri olarak Türkiye’yi internet endüstrisinde sadece tüketici değil üretici yapmaktı. Sanırım bunu önemli bir oranda başarıyoruz
Son olarak, Türkiye’ye döndükten sonra, Eylem 2.0 Hareketi’ni başlattınız. Bu konuyla ilgili bilgi verir misiniz? Türkiye’deki yasaklara dikkat çekmek için neler yapıyorsunuz?
MySpace, WordPress, YouTube, Blogger, Last.fm derken sayıları 1000’leri bulan, ve aralarında dünyanın en çok saygı duyulan web sitelerinin de bulunduğu onlarca sitenin sansürlenmesi, Türkiye’nin yurt dışındaki imajını fena halde olumsuz etkiliyor. Artık Çin’le beraber dünyanın en çok internet sansürü uygulayan ülkeleri arasında sayılmakta olan Türkiye, dünyanın dört bir yanında özgür düşünce yanlıları tarafından kötü örnek olarak gösteriliyor. Dünya basınında geniş yankı bulan Google’a verilen vergi cezası konusu ise, maalesef istenmeyen noktalara ulaşmış durumda. Dünyanın en çok okunan teknoloji blogu Techcrunch’da konuyla ilgili yapılan yorumlarda Türkiye’nin özgürlükten nasibini almamış bir ülke olduğundan giren Türkiye karşıtları, uluslararası arenada konuyu Ermeni ve Kürt meselelerine kadar getirmekten geri kalmadı.
Vergi cezaları konusunda haklı olabiliriz, buna kimsenin bir itirazı yok, ancak web sitesi sansürlememizin faturası bize çok pahalıya patlıyor; konu mutlaka oraya getiriliyor ve uluslararası arenada elimizi her anlamda güçsüzleştiriyor. Buna karşı kurulan Eylem 2.0 hareketi başladığı ilk saatlerden itibaren 1000’lerce kişi tarafından görüntülenip paylaşıldı ve 100’lerce üyeye ulaştı. İnternetteki sansürlerin Türkiye’nin özgürlüklerine vurulmuş bir darbe olduğuna inanan Eylem 2.0, sosyal medyadan yayılma hedefini güden, siyasi bağı olmayan bir internet hareketi. Gücümüzü Facebook ve Twitter’da zamanını geçiren, özgür internet isteyen milyonlarca Türk insanından alıyoruz. Kurduğumuz http://www.eylem20.org adresinde faaliyet gösteren Facebook ile entegre web sitelerinden insanlar siteye kolaylıkla üye olabiliyor ve 100,000 kişiye ulaşmamız halinde konuyu Ankara’ya götüreceğiz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://dessas.yetkinforum.com
 
26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» 26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu
» 26 yaşında Silikon Vadisi’nde patron oldu
» Avea ile 3G, 1 yaşında!
»  Silikon Vadisi’nden Harbiye Marşı Eşliğinde Anadolu Ekspresi Treni Kalktı
» İlk sözü "anne" oldu

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HERSEY BURDA :: SORU - CEVAP - EN EŞKİ SÖZLÜK :: HABERLERİN EN EKŞİ SORULARI-
Buraya geçin: